Doğru görüntüleme yöntemi; incelemenin tarama veya tanısal amaçla yapılmasına, kişinin yaşına, meme yapısına, şikâyetine, risk durumuna ve daha önce yapılmış tetkiklere göre belirlenir.
Meme görüntülemede en sık kullanılan yöntemlerden ikisi mamografi ve meme ultrasonografisidir. Hastaların sık sorduğu “Hangisi daha iyi?” sorusundan çok, “Hangi klinik durumda hangi yöntem daha fazla bilgi sağlar?” sorusu önemlidir.
Çünkü mamografi ve ultrasonografi meme dokusunu farklı fiziksel yöntemlerle görüntüler. Bu nedenle aynı hastada farklı sorulara yanıt verebilir ve gerektiğinde birlikte kullanılabilir.
Mamografi, meme dokusunun düşük doz X-ışını kullanılarak görüntülendiği radyolojik bir incelemedir. Meme kanseri taramasında temel görüntüleme yöntemlerinden biridir ve belirli meme bulgularının değerlendirilmesinde de kullanılabilir.
Mamografinin önemli özelliklerinden biri, meme dokusundaki yapısal değişikliklerin ve özellikle mikrokalsifikasyonların değerlendirilmesine olanak sağlamasıdır.
Meme ultrasonografisi ses dalgalarıyla görüntü oluşturur ve iyonizan radyasyon içermez.
Özellikle memede ele gelen bir alanın değerlendirilmesi, mamografide saptanan bir bulgunun ayrıntılı incelenmesi ve kistik ya da solid yapıların değerlendirilmesi gibi durumlarda önemli bilgiler sağlayabilir.
Tarama amacıyla yapılan meme görüntülemesi ile memede bir şikâyet nedeniyle yapılan tanısal görüntüleme aynı durum değildir.
Meme kanseri taramasında mamografi temel yöntemlerden biridir. Ultrasonografi ise rutin olarak mamografinin yerine geçen bir tarama yöntemi değildir.
Memede ele gelen yeni bir kitle olduğunda kullanılacak görüntüleme yöntemi kişinin yaşı, klinik bulguları ve daha önce yapılmış tetkiklerine göre değişir.
Ultrasonografi, ele gelen bir alanın yapısının değerlendirilmesinde önemli bilgiler sağlayabilir. Ancak uygun hastalarda mamografi de değerlendirmenin bir parçası olabilir.
Yoğun meme dokusu, mamografi görüntülerinde meme dokusunun daha yoğun görünmesini ifade eder.
Meme yoğunluğu bazı bulguların mamografide değerlendirilmesini güçleştirebilir. Ancak yoğun meme dokusuna sahip olmak, mamografinin gereksiz olduğu anlamına gelmez.
Hastanın risk durumuna, mamografi bulgularına ve klinik özelliklerine göre ek görüntüleme yöntemlerinin kullanılması değerlendirilebilir.
Mikrokalsifikasyonlar meme dokusunda görülebilen çok küçük kalsiyum birikimleridir ve bazı tipleri radyolojik açıdan ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir.
Bu tür bulguların değerlendirilmesinde mamografi önemli bir yöntemdir. Ultrasonografi mamografide görülen her mikrokalsifikasyonu aynı şekilde göstermez.
Gerekli durumlarda mamografik bulgular daha ileri değerlendirme veya görüntüleme rehberliğinde biyopsi planlamasına temel oluşturabilir.
Mamografide saptanan bazı bulguların yapısını daha ayrıntılı değerlendirmek için ultrasonografi kullanılabilir.
Örneğin mamografide görülen bir yoğunluğun ultrasonografide karşılığının bulunması, bu alanın yapısının değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Bu durum mamografinin yetersiz veya ultrasonografinin daha iyi olduğu anlamına gelmez. İki yöntem farklı bilgiler sağladığı için birlikte kullanılabilir.
Evet. Ultrasonografide saptanan bir bulgunun hastanın yaşı ve klinik durumuna göre mamografi ile de değerlendirilmesi gerekebilir.
Meme görüntüleme yaklaşımında tek bir inceleme sonucu yerine klinik bilgiler ve farklı görüntüleme yöntemlerinden elde edilen bulgular birlikte değerlendirilir.
BI-RADS, mamografi, ultrasonografi ve meme MR incelemelerinde kullanılan standart bir radyolojik değerlendirme sistemidir.
Bir bulgunun BI-RADS kategorisi, ek görüntüleme gerekip gerekmediği, takip edilmesi veya bazı durumlarda biyopsi ile değerlendirilmesi konusunda yol gösterir.
Mamografi ve ultrasonografi meme görüntülemede sık kullanılan yöntemler olmakla birlikte belirli durumlarda meme MR incelemesine de ihtiyaç duyulabilir.
Meme MR; kişinin risk durumuna, mevcut görüntüleme bulgularına ve klinik gereksinime göre değerlendirilir. Her hastada rutin olarak uygulanması gereken veya mamografi ile ultrasonografinin yerine geçen bir yöntem değildir.
Mamografi veya ultrasonografide saptanan her bulgu biyopsi gerektirmez.
Görüntüleme özellikleri nedeniyle doku örneği alınması gereken bir bulgu saptandığında biyopsinin hangi yöntem rehberliğinde yapılacağı, lezyonun hangi görüntüleme yönteminde en iyi görüldüğüne göre belirlenir.
| Özellik | Mamografi | Ultrasonografi |
|---|---|---|
| Görüntüleme yöntemi | Düşük doz X-ışını | Ses dalgaları |
| Tarama | Temel yöntemlerden biridir | Rutin olarak mamografinin yerine geçmez |
| Ele gelen kitle | Klinik duruma göre kullanılabilir | Değerlendirmede önemli rol oynar |
| Mikrokalsifikasyon | Değerlendirmede önemli | Mamografiyle aynı bilgiyi sağlamaz |
| Radyasyon | Düşük doz iyonizan radyasyon | İyonizan radyasyon içermez |
Prof. Dr. Levent Çelik'in çalışma alanları arasında mamografi, dijital meme tomosentezi, meme ultrasonografisi, meme MR ve görüntüleme rehberliğinde gerçekleştirilen meme girişimleri bulunmaktadır.
Görüntüleme yöntemi seçilirken tek bir cihaz veya tetkik yerine kişinin klinik durumu, önceki görüntülemeleri ve mevcut bulgular birlikte değerlendirilir.
Her durumda değil. Mamografi ve ultrasonografi farklı bilgiler sağlar. Hangi yöntemin gerekli olduğu kişinin özelliklerine göre belirlenir.
İlk kullanılacak yöntem kişinin yaşı, klinik özellikleri ve daha önce yapılmış tetkiklerine göre değişebilir.
Genel olarak böyle bir kural yoktur. Meme yoğunluğu, kişinin risk durumu ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilmelidir.
Gerektiğinde iki yöntem aynı değerlendirme sürecinde kullanılabilir ve bulgular birlikte yorumlanabilir.
Her bulgu biyopsi gerektirmez. Biyopsi gereksinimi görüntüleme özellikleri ve klinik bilgiler birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Mamografi, tomosentez, meme ultrasonografisi, meme MR, BI-RADS ve meme biyopsileriyle ilgili diğer bilgilendirici içerikleri inceleyebilirsiniz.
Meme Radyolojisi İçeriklerine Git →Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve görüntüleme yöntemi seçimi kişisel klinik değerlendirmeye göre değişebilir.